Markalar müşterilerinin kaybetmemek, aynı anda yeni müşterileri kendilerine çekmek için sadakat programları olarak bilinen yöntemleri kullanırlar. Öncelikle bu sadakat programları dahilinde yapılan kampanyaların türlerini inceleyeceÄŸim daha sonra Foursquare’i sadakat programı ÅŸeklinde kullanmanın mümkün olduÄŸunu göstermek için Amerikadan birkaç örnek vereceÄŸim.

Sadakat Programları
Pazarlama’da sadakat programı olarak bilinen uygulamalar, alımın sürekliliÄŸini saÄŸlamayı amaçlayan,tüketiciyi bu yönde güdüleyen bir stratejidir. Skinner’a göre marka sadakati için üç ayrı ana kategoride çalışma yapmak mümkün.
1. Devamlı Pekiştirmeyle Gerçekleştirilen (Continuous Reinforcement)
Sürekli tekrar eden, müşteri için avantajlı olan şeylerdir. Genelde bunu internetten yapılan alışverişlerde ücretsiz kargolama veya her gün geçerli olan düşük fiyatlar şeklinde uygulamaları olabilir.
2. Sabit veya Değişken Oranla Gerçekleştirilen (Fixed Ratio and Variable Ratio)
BahsettiÄŸimiz oran tekrar bazına dayanıyor. Belirli bir oranda yapıldıktan sonra gelen bir ödül dersem herkesin aklına Gloria Jeans, Tchibo veya Cafe Nero’nun vermiÅŸ olduÄŸu “5 içecekten/9 içecekten sonraki 1 içecek şirketten” ÅŸeklindeki kampanyası akıllara geliyor.

3. Sabit veya Değişken Zaman Aralıkları ile Gerçekleştirilen (Fixed Interval and Variable Interval)
BahsettiÄŸimiz zaman aralıkları sabit veya deÄŸiÅŸken olabilir. Sabit olanı bankaların yaptığı kampanyalardan bir örnekle anlatmak mümkün, mesela saat başı 1 kiÅŸi 50 TL bonus kazanıyor gibi. Siz ne kadar kartınızı kullanırsanız kullanın, banka sadece bir kiÅŸiye verecektir onu. Katılım verilen ödülü etkilemez. Veya GNC’nin her ayın ilk haftası ürünlerini indirimli satması da bir sabit zaman aralıklı kampanya olarak verilebilir.
DeÄŸiÅŸken zaman aralıklarına örnek olarak da zamanı belirli olmayan yarışmalar olabilir. Mesela Radyo X’i dinliyorsunuz, Bay K diyor ki, ” Önümüzdeki her 1 saatlik zaman dilimi içerisinde size sorular yönelteceÄŸim, doÄŸru cevabı ilk bilen dinleyicimize … ” Bu durumda tam birer saat arayla deÄŸil ama ortalama birer saat arayla kazanma ihtimali ortaya çıkıyor. .
Parapuan Sistemleri (Token Economy)
FiÅŸ birikirtme mantığına dayalı bu sistemde deÄŸeri yaratan unsur birikimdir. İlgili markete/maÄŸazaya ait bir kartınız varsa, mesela Migros veya Marks&Spencer, o markette/maÄŸazada alışveriÅŸ yaptıkça kartınızda puan birikir. Bu tutar alışveriÅŸinizin %5′i civarında bir rakam olur genelde. Her ÅŸirket önem derecesine göre belirler bunu. UçuÅŸta mil toplamak da aynı mantığa bir örnektir. (Hatta bunu müşterinin kıdemine göre daha da iyi bir avantaja çevirmek mümkün. Uzun süredir size sadık kalan müşterilerinize ufak süprizler yapmak veya onların alışveriÅŸ başına topladıkları puanın oranını arttırmak basit ve etkili stratejilerdir.
Mesela ben 10 yıllık Turkcell kullanıcısıyım, bana deseler ki kaç yıllık kullanıcımızsanız size Y ayında kullanmanız için  (kaç yıllık Turkcelli olduğunuz x10 dk) T dakikalık bedava konuşma süresi veriyoruz. Numara transferinin maliyetsiz olduğu bir pazarda yeni müşteriye XXX harcayacağına böyle bir uygulama ile X maliyetle var olan müşterini kendine bağlarsın.
Kullanılan Ödüllendirme Programları Verimli midir?
Verimli olup olmadığını ölçmek için 3 noktadan sonuç alınır ve incelenir:
Müşterinin ödül sistemini öğrenmesi (Learning Curve): Bilimde bunu ölçerken laboratuvardaki bir fareye bir kola belirli bir sayıda bastıktan sonra yiyeceÄŸine ulaÅŸabileceÄŸini ne kadar sürede öğrenme hızını baz alan dir deney yapılır. Psikoloji severler hatırlamıştır… Müşterinin de bu uygulamayı benimsemesi promosyonun verimliliÄŸini belirler.
Kullanım sıklığı (Frequency): Müşterinin uygulamadan ne sıklıkta yararlandığı, programın verimini gösterir. Mesela Cafe Nero’dan aldığım içecek kartları dolmaya yaklaşınca hep Nero’ya gidiyorum ama yeni karta baÅŸladığımda yolumu Nero’ya çevirmek için efor sarfetmiyorum. Dengesiz bir durum oluÅŸuyor. Ben eÄŸer boÅŸ bir Nero kartım varsa ve Nero’ya gitme sıklığım arttı ise bu verimliliÄŸe iÅŸarettir.
Kampanya Sonu Durum (Decay): Yukarıda sayılanlardan çok daha önemli olan verimlilik ölçütü kampanyanın veya yapılan çalışmanın tamamen bitmesi durumunda müşterilerin davranışlarında kalıcı bir davranış değişikliği olup olmadığıdır. Yani fare örneği üstünden gidersek, artık fare kola ne kadar bassa da yiyecek alamayacaktır. Bu durumda fare o kübiğe yine uğrayacak mıdır?
Yani yılbaşı, anneler günü, babalar günü indirimleri promosyonları bittikten sonra veya 50TL üzeri alışverişe ücretsiz kargo kampanyası bittikten sonra müşteri markaya bağlanmış olacak mıdır, yoksa yapılanlar sadece geçici bir süre için raporlarımızdaki geçici bir yukarı tırmanıştan mı ibarettir bu sorunun cevabı yapılan sadakat programlarının başrısını gösterecektir.
Buraya kadar anlaşıldı ise şimdi konuyu foursquare ile entegre etme vakti geliyor. Foursquare, yukarıda sayılan herş farklı türde uygulamayı gerçekleştirme olanağı sunuyor. Hatta markadan müşteriye yönünde akan işleyiş tersi oluyor bile sayılabilir. Müşteriler kendi istekleri ile markaya ulaşıyorlar. Markanın 100 takla atmasına gerek kalmıyor, havucu göstermesi yetiyor.
Pazarlama, CRM ile alakalı projelerde çok kullanılan ‘havuç’ terimi müşteriyi markaya yakınlaÅŸtırmaya yarayan küçük hediyeler için kullanılır. Bir nevi avın oltaya gelmesi için kullanılan yemdir.
Bugüne kadar foursquare kullanılarak yapılan birkaç sadakat programı örneğini paylaşmak gerekirse:
- Ben & Jerry’s her 5. check-ininize bir küçük dondurma veriyor.
- The Doubletree Otel Crystal City her ilk check-in yapana %20 indirim, mayor olana da toplam fatura üstünden %20 indirim uyguluyor.
- Nightingale Tiyatrosu her 5. check-in için ücretsiz patlamış mısır ve bira veriyor.
- Xoom (New York) arkadaşı ile birlikte check-in yapıp bir tane içecek alana bir içecek ücretsiz veriliyor.
- The Wynn Otel (Las Vegas) içerisindeki Blush gecekulübünde check-in yaptığın zaman bir bardak şampanya veriyorlar.
- The Lite Choice (New York) check-in yapanlara ücretsiz olarak verilen yiyecek siparişini bir boy büyüğüne çeviriyor.
Åžimdilik gördüğümüz örnekler hep sabit aralıkla verilen ve sürekli olan hediyelerdi. Yakın zamanda sabit bir zaman aralığında geçekleÅŸen eylemlerle de bu uygulamayı kullanarak sadakat programı uygulamasına devam edebilirler. Mesela bir gece kulübüne veya bir AVM’ye check-in yapan 50.000 kiÅŸiden birisine yüksek meblada bir hediye çeki verilmesi gibi.
Konu foursquare gibi lokasyon bazlı sosyal paylaşım mecralarının somut sadakat kartlarının yerini alıp alamayacağı olursa… Cevap ise hem evet hem hayır. Aklıma gelen ilk engel yurt dışında faturalı hat alanlara smartphone denilen foursquare gibi uygulamaları çalıştırmaya olanak saÄŸlayan telefonların ücretsiz veya çok düşük ücretlerle ediniliyor olması. Ama ne yazık ki Türkiye’de operatörler çok cüzi bir kampanya sunmamakta. Bu bir engel. Fakat diÄŸer açıdan bakılırsa, kesinlikle foursquare, bir avantaj.
Çünkü markalar için normalde 6-8 dakikanızı alacak kart doldurma, detay girme veya size sorulan sorulara cevap vererek elde edilen maÄŸaza kartlarıyla uÄŸraÅŸma sürecini ortadan kaldırıyor. Zaten ÅŸahsen bu sadakat kartlarını almak için elime verilen kağıtta detaylı bilgileri vermeye pek gönüllü olunmuyor ve markanın ihtiyacı olan asıl ÅŸey de detaylar. Bu detayları elde etmek normal koÅŸullarda “öf” dedirtirken Foursquare veya Gowalla gibi lokasyon bazlı uygulamalar ile kiÅŸinin detaylarına otomatik olarak ulaÅŸma avantajını ortaya çıkacak. ÇeÅŸitli baÄŸlantıların da kurulması ile marka benim facebook hesabımla, friendfeed ve twitter iletilerimdeki detayları etiketleyip CRM’ini o bilgilere göre yapacak.
Ben hindistancevizi kokusuna bayılıyorum ÅŸeklinde bir ileti girmiÅŸsem, Marks&Spencer bana hindistancevizli el kremindeki indirim bilgisini atabilir; Lush hindistancevizli sabunun kampanyasını; BodyShop hindistancevizli bir yeni bir ürününün bilgilendirmesini; Mango hindistancevizi desenli yeni bluzunu.. Bu gittikçe gider…

Bir diÄŸer soru iÅŸareti de lokasyon bazlı uygulamaların faydası büyük markalardan ziyade küçük iÅŸletmelere mi dokunacak olması…
Lokasyon uygulamalarının olaÄŸan kıldığı bir diÄŸer ÅŸeyi de sepet analizi olarak bahsedilen konudan örnek vereren açıklamak istiyorum. Amerika’da marketlerde haftasonu alışveriÅŸ yapanların alımlarına bakıldığında bira alan evli erkeklerin aynı zamanda bebek bezi aldıklarının da farkedilmesinden sonra raflarda bu iki ürünün yan yana koyulması mantığı ile aynı ÅŸekilde hareket ediyor. Bir nevi meta sepet analizinden bahsedeceÄŸim. Åžirketler lokasyon uygulamaları ile bir müşterinin sadece kendileri ile ilgili olan alışveriÅŸlerini deÄŸil tüm alışveriÅŸ aktivitelerini görebilecekler.
Mesela toplanıp bilardo veya futbol oynadıktan sonra insanların yemek yediÄŸi yerler; veya kuaföre giden bayanların kuaför çıkışında gittikleri cafeler gibi birbirini izleyen baÄŸlantılı veriler de ÅŸirketlere ulaÅŸacak. Bu sayede iki taraflı anlaÅŸmalarla, kombine halde oluÅŸuturlacak promosyonlar devreye girebilecek. Mesela halı saha maçından sonra buz gibi bir bira içme alışkanlığınız varsa halısahanın yakınında 1 fıçı bira %25 indirimli olabilir… gibi sonsuz örnekler ortaya çıkabilir. Tabi bu avantaj küçük iÅŸletmelerin yararına olacaktır. Az bilinen yerler tavsiye edile edile yayılacaktır.
Kuru temizlemeciler, henüz keşfedilmemiş cafeler, ve bunlar gibi küçük işletmeler için bu sistem daha avantajlı olacak kanısındayım. Çünkü küçük işletmeler büyük data havuzlarını oluşturacak bir sistem kurmuş olsalar dahi müşterileri takip edip onları analiz edecek potansiyele sahip olamayabilirler.
Özetle, konu buradan hem Sosyal CRM’e hem de sepet analizine baÄŸlanıyor. Büyük markalar için iÅŸin güzel yani bana her ıvır zıvır kampanyayı mail/SMS atıp beni markadan soÄŸutmazlar aksine mantıklı iliÅŸkilendirmeler ile beni markaya baÄŸlarlar. SMS çalışmaları genel havuza deÄŸil, hedef noktalara atılır. Çöpe atılan paralar ceplerine kalır, benzer projeler için bütçe oluÅŸturur ve mesajlar da hedef kitleye ulaşır.
Küçük iÅŸletmeler de bu durumu avantajlarına çevirip az maliyetle yüksek getiri elde edebilirler. Bu konularla ilgili olarak Koray’ın Social CRM ve Sepet Analizi yazılarından bu konseptlerin ne olduÄŸuna iliÅŸkin bilgi edinebilirsiniz.






Related Articles
2 users responded in this post
Çok güzel bir yazı olmuÅŸ. Bu 4sq konusunda bir süredir düşünüyorum ve halen Türkiye’de güzel bir örneÄŸini göremediÄŸimiz için ÅŸaşırıyorum. Belki çok “niche” ancak yine de ben ilk kim bu hamleyi yapacak merak içerisindeyim.
Umarım yaygınlaşır ve umarım kullanıcı için de yararlı hale gelir.
İlkini deyen var aslında, foursquare yazımda Bundesign‘ın Türkiye’de yaptığı foursquare çalışmasından bahsettim. Sonrasında bunu devam ettiren bir isim görmedim. İkinci hamleyi yapacak daha doÄŸrusu bunu alıp ileri taşıyacak kim diye düşünüyorum. Beklentim de Starbucks’tan yana.
Yorum için teşekkürler Koray.
Leave A Reply