Konunun içeriÄŸi yıllardır Dünya’da varolsa da 2009 yılında ciddi patlama yaptığını söyleyebiliriz fakat Augmented Reality’i irdelemeden önce biraz günümüz pazarlamasını ve tüketicileri inceleyelim.
Siz o veya bu sektörde yer alan bir marka olarak reklamlarınızı nasıl yaparsınız? İlk akla gelen nedir? Televizyon, gazete veya billboardlar. Peki bu kanallarda reklamlarınız ne kadar etkiler tüketicileri? Daha maliyet konusunu açmadım bile. Onu hesaba bile katmamak istiyorum. Hedef kitlenizi doğru belirlemeniz gerekiyor özellikle televizyonda. Hemen hemen tüm reklamverenler de kullanıcıların en çok televizyona odaklandığı programlar ve saatlere reklam vermeye çalışıyor.
En çok izlenen programları düşünün ÅŸimdi. Küçük bir Google araÅŸtırması yaptığınızda Ezel, Yaprak Dökümü, Kurtlar Vadisi, Yetenek Sizsiniz vs… Hadi diyelim ki kullanıcılarınızın bu programları takip ettiÄŸine de eminsiniz peki reklam kuÅŸaklarını takip ettiklerini nereden biliyorsunuz? Burada televizyon reklam fiyatlarını söylemeyeceÄŸim fakat merak edenler küçük bir araÅŸtırma yapabilir.
Herhangi bir kanalın ilgili departmanını arayıp şu şu saatler aralığında şu tipte bir reklam vermek istiyorum bilgi alabilir miyim dediğinizde sizlere sunulan fiyatların (saniye cinsinden) dudak uçuklattığını söyleyebilirim.
Siz paranızı buralara harcıyorsunuz ama bir de şöyle sıkıntı mevcut. Artık kullanıcılar bu kanallardan çıkmaya başlıyor. Internetin yaygınlaşmasıyla birlikte kim diyebilir ki televizyon izlenme oranı aynı veya gazete satın alma oranı aynı. O zaman burada iş web dünyasına kaymaya başlıyor.
Maliyetin minimum fakat getirinin maksimum olduğu gerilla pazarlama taktikleri uygulamaya başlıyorsunuz. Yaratıcılığın üst düzeyde olduğu reklamlar oluyor bunlar. Web dünyası kendi starlarını yaratmaya başladıkça firmalar bu kişiler üzerinden reklamlarını yapmaya çalışıyor. Sosyal Iletişim kanallarında yeni bir ürün ile ilgili kısa bir süre içinde olumlu veya olumsuz cevap alabiliyorsunuz. Bunun olumlu olduğu kadar olumsuz yönleri de var. En olumsuz benim karşılaştığım Turk Telekom’un bu pazarda yer alma çabaları. Çok amatörce yapılan girişimler birçok blogger tarafından gayet tiye alınıyor.
Web ile birlikte normal hayattan birilerinin yaptığı bir işlem çok daha fazla etkili olabiliyor. Shakira’nın çektiği video klibe karşılık aynı şarkı için klip çeviren iki üç kafadar çok daha fazla izleniyor olabiliyor. GittiGidiyor’un yaptığı viral kampanyayı hatırlayın hani şu anahaber bültenlerine çıkan sevgilisinden ayrılan kızın hediyelerini açık arttırmaya sunduğu.
Konunun girişini daha fazla uzatmadan konuya girmeye başlayayım. Durum kısaca bu. Artık kullanıcılara farklılık sunmak zorundasınız. Güzel senaryolu bir reklam yayınlayabilirsiniz televizyonlarda ama muhtemelen ertesi gün o reklamı hatırladığımda senaryoyu anlatabileceğim ama markayı anımsamayacağım. Her tarafta marka, marka, marka. Sorun farklılaşmak…
Belki de bu farklılaşma arayışlarının da etkisiyle uzun senelerdir üzerinde çalışılan Augmented Reality. İlk karşılaştığımda hadi be böyle şey olmaz dediğim bir olay aslında. C++ ve birçok yazılım dilinde geliştirme imkanı olsa da en çok tercih edilen flash ile oluşturulan semboller ile birçok görsel tasarı gerçekleşmektedir. Burada çok teknik kısımlarına girmeyeceğim. Aşağıda izleyeceğiniz videoyu birkaç arkadaşımın yeni yılını kutlamak için hazırlamıştım.
Bir AR örneğidir ve video da kendim eklediğim tek şey çalan müzik. Onu da dansla aram iyi olmadığı için tutturamamış olabilirim.
 Nasıl hoşunuza gitti mi? Gösterdiğim arkadaşlarımdan aldığım geri bildirimlerden akılda kalıcı olduğuna emin oldum. Tabi bu konuya ilişkin daha önce herhangi bir bilgiye sahip olmayanlar çok şaşırdılar ve ilk etapta inanmadılar.
Video paylaşım sitelerinde küçük çaplı bir arama yaptığınızda bu alanda ciddi çalışmalar olduğunu fark edeceksiniz. Kişisel kartvizitini AR ile yaptıranlardan (itiraf ediyorum bende çok yaptırmak için AR geliştirici aradım), sadece video olarak ekleyenlere ve az da olsa şirketlere dair yani ticari anlam taşıyan AR’lar ile karşılaşabilirsiniz.
Türkiye’ de kullanımı çok yaygın olmamakla birlikte ufak tefek uygulamalarla karşılaÅŸabiliyorsunuz (http://www.101cennet.com/).Â
Peki AR nasıl yaygınlaşır? Aslında AR’ın yaygınlaşması için en büyük adımlardan birisi iPhone ile çoktan başladı. iPhone üzerinde AR uygulamalarını tanıyan bir çok uygulama sunulmaktadır. Fakat ben esas patlamayı Google Android’in kullanımının yaygınlaşması ile artacağını düşünüyorum.
Şöyle bir durumu hayal edin. Istiklal Caddesinde yürüyorsunuz. Telefonunuzu çıkartıp, kameranızı açıyorsunuz her tarafınızda mağazalar var ve AR ile her birisine ait durumları görebiliyorsunuz. Örneğin Benetton mağazasında %30 indirim olduğunu görüyorsunuz, AAA cafede ne tür bir etkinlik olduğunu görüyorsunuz. Eski Telsim reklamlarındaki slogan ile bitirelim: Ne dersiniz hoş olmaz mı? Bu arada Turkiye’de bol miktarda AR Developer diye geçinen arkadaşlar çıkmaya başladı. Ben ciddi araştırın ve aldanmayın derim.
Yazı pazarlama alanında olduğu için teknik kısma girmemeye çaba gösterdim. Bu konu ile ilgili teknik araştırma yapacaklara tavsiyem özellikle üniversite yayınlarına göz atsınlar. Birkaç tane sorularınıza hızlı cevap veren yabancı arkadaşlar var. Onlarla iletişime geçebilirsiniz. Kartvizitiniz olur, özel bir günde sevgiliniz için söylemek için bir söz olur (ben bunun icin denemiştim), Twitter – Facebook hesabı gözüksün olur kendi AR’ınızı yaptırmak istediğinizde – eğer bireysel girişimse – bütçenizi muhtemelen (min. 5000 € gibi) ciddi anlamda aşacak fiyatlarla karşılaşabilirsiniz.
Dipnot: Yazıyı hazırladıktan iki gün sonra ArdaKutsal’ın Friendfeed hesabında TT ile ilgili olumlu bir feed’e rastladım. Galiba deÄŸiÅŸiyorlar ve önemini kavradılar artık…






Related Articles
1 user responded in this post
Yine bir fikir ve yine geç kaldım : http://www.iphoneturkey.biz/2009/12/turkcell-pusula.html
Leave A Reply